İçeriğe geç
  • Dolar 49,5473 ▲ %0,04
  • Euro 55,6921 ▼ %0,09
  • Sterlin 66,2402 • %0,00
  • Gram Altın 6.648,00 ▲ %0,22
  • Çeyrek Altın 10.803,43 • %0,00
  • Gümüş 91,66 ▲ %0,99
  • Bitcoin 4.086.897 ▲ %1,08
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Gündem

EDAM'dan 15 yaş altı sosyal medya kısıtlamasına öneri

EDAM'dan 15 yaş altı sosyal medya kısıtlamasına öneri

1 Kasım'da yürürlüğe girmesi beklenen sosyal medya kısıtlaması için EDAM, mutlak yasak yerine kademeli ve risk temelli bir model önerdi. Raporda, düzenlemenin anayasal boyutu ve yaş doğrulama süreçlerindeki belirsizlikler vurgulandı.

1 Kasım'da uygulanmaya başlanması beklenen 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya erişim kısıtlaması ile ilgili tartışmalar sürüyor. Bu kapsamda, genel bir yasak uygulamak yerine kademeli ve risk odaklı bir geçiş sürecinin daha etkili olacağı savunuluyor.

Cumhuriyet'te yayınlanan habere göre, Ekonomi ve Dış Politikalar Merkezi (EDAM) tarafından hazırlanan raporda, geniş kapsamlı yaş yasaklarının çevrimiçi riskleri azalttığına dair henüz güvenilir bir kanıt bulunmadığı belirtildi. Merkez Direktörü Sinan Ülgen imzasını taşıyan çalışmada, mutlak hizmet yasağı yerine özelliklere dayalı bir erişim rejimi kurulması ve 18 yaş altına yönelik hizmetlerde "tasarımdan itibaren güvenlik" ilkesinin benimsenmesi gerektiği ifade edildi.

Raporda mevcut düzenleme taslağında üç temel belirsizlik bulunduğu kaydedildi. İlk olarak, 5651 sayılı Kanun'daki "sosyal ağ sağlayıcısı" tanımının çocuk gelişimi gözetilerek tasarlanmadığı, bu tanımın oyun ve mesajlaşma gibi farklı işlevlere sahip platformları dışarıda bırakarak benzer riskleri gözden kaçırabileceği aktarıldı. İkinci olarak, "hizmet sunmayacaktır" ifadesinin hesap açma yasağı mı yoksa erişim engeli mi anlama geldiğinin netleşmesi gerektiği, bu ayrımın anayasal açıdan kritik olduğu vurgulandı. Üçüncü olarak ise, bağlayıcı kurallar içermeyen yaş doğrulama yükümlülüklerinin platformlara mahremiyet ihlali konusunda geniş takdir yetkisi tanıdığı belirtildi.

Yaş doğrulama süreçlerinin kimlik doğrulamaya dönüşme riskine de dikkat çekilen raporda, "kişinin en az 15 yaşında olup olmadığını bilmek" ile "kişinin kim olduğunu bilmek" arasındaki hukuki ve teknik farkın korunması gerektiği savunuldu. Düzenlemenin amacının yaş eşiğini uygulamak olduğu, bunun her kullanıcının TC kimlik numarası veya tam doğum tarihi gibi kişisel verileri paylaşmasını gerektirmediği ifade edildi.

Raporun sonunda çevrimiçi güvenlik için çocuklara yönelik pratik öneriler de paylaşıldı. Yapay zekanın gerçek bir kişi olmadığı hatırlatılırken, tanımadıkları kişilerden gelen fotoğraf veya sohbet isteklerinin kabul edilmemesi, gizlilik ayarlarının kullanılması ve şüpheli durumlarda güvendikleri bir yetişkine başvurmaları tavsiye edildi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…